Osmanlı sultanlarının yirmiikincisi ve İslam
halifelerinin
seksenyedincisidir.
Saltanatı: 1695-1703
Babası: Sultan Mehmed-IV. - Annesi:Rabia Gülnuş
Sultan
Doğumu: 5 Haziran 1664 Vefatı: 20 Aralık 1703
Küçük yaştan itibaren devrin
en iyi alimlerinden
tahsil ve terbiye gördü. Ayrıca devlet idaresini
ve harp oyunları
nı
çok iyi öğrendi. Amcası II. Ahmet
Han'ın 6 Şubat
1695'te vefatı üzerine 31 yaşında
tahta çıktı.
Genç Padişah gayretli ve vatan sevgisiyle
dolu idi. Nitekim yayınladığ
ı
ilk hatt-ı hümayunda
"Zevk u sefa ve rahatı
kendümüze haram
eylemişüzdür."
diyordu.
Sultan Mustafa, ceddi Kanuni Sultan
Süleyman
gibi bizzat
ordusunun başında sefere çıkmak
istiyordu. Devlet adamları
Sultan'ın sefere çıkması halinde
büyük
masraflar gerekeceğini ve kazara bir yenilgi halinde de adı
nın mağlup bir
hükümdara çıkacağını
bildirdiler. Bunun
üzenine Sultan Mustafa; "Bana hazine lazım değ
il. Kuru
ekmek yerim.
Vücudumu din uğruna feda ederim. Her ne denlu meş
akkat
arz olunsa, sabr ve
tahammül ederim. Hizmet-i ibadullah (Allah'ın
kullarına hizmet) tamama
ermeyince seferden dönmem."
diyerek
kesin kararını bildirdi.
Nihayet 30 Ağustos
1695
günü Mustafa Han
halkın da zafer duaları arasında
Avusturya
işgalindeki Macaristan'ı
kurtarmak için ilk seferine
çı
ktı. 9 Eylül
günü Lipva kalesi
alındı. 22
Eylül'de Lagos kalesi
yakınında Temes suyu
kenarında bulunan
Avusturya ordusunu bozguna uğrattı.
Lagos
Osmanlıların eline geçti.
Bu arada ordunun ikinci bir kolu da Şebeş
kalesini zaptetti. Mevsimin ilerlemesiyle
Mustafa Han ordunun başında
İstanbul'a
döndü. Halk bu
büyük
zafer için ş
enlikler yaptı.
Padişah,
Avusturya'ya son ve kesin bir
darbenin vurulması
için yeni bir
seferin lüzumuna inanıyordu. Ancak
17 Haziran
1697'de bu
maksatla çıkılan sefer, sadrazam Elmas
Mehmet Pa?
?a ile
Temeşvar muhafızı Koca Cafer Paşa'nın Padiş
ah'ı
yanlış yola sevk etmeleri Zente bozgununa sebep oldu. Bu sırada
Venedik,
Rusya
ve Lehistan birlikleri de saldırıya geçtiler. Padişah sulh
istemek zorunda
kaldı. Uzun görüşmelerin sonunda
imzalanan
Karlofça
antlaşmasıyla (1699) Erdel ve
Macaristan'ın
büyük
bölümü Osmanlıların elinden
çıktı.
Azak kalesi Ruslara bırakıldı. Kamaniçe, Ukrayna ve
Podolya
eyaletlerini ise Lehistan aldı. Bu geniş toprak parçalarının
Osmanlı
ların elinden çıkmasının izleri pek derin oldu.
Osmanlılar?
?n adil
idaresinden ayrılmak istemeyen 1400 Macar ailesi
göz yaşları
içerisinde Türk topraklarına hicret
ettiler.
Sultan Mustafa Han, Karlofça
antlaşmasından sonra askeri ve
mali
teşkilatlarda ıslahat hareketlerine
girişti. Donanmada çektiri
usulünün kullanılması
terk edilerek kalyon sistemine
geçildi. Bilhassa Mezemorta
Hüseyin Paşa'nın kaptan-ı
deryalık döneminde
yaptığı çalışmalar ile kısa bir
sürede kalyon
miktarı kırka ulaştı. Ayrıca bahriyenin ıslahı ve
ihtiyaçlarının giderilmesi için bir kanunname ilan edildi.
Buna
göre deniz ümerasının bahriyeden yetişme
kimselerden
seçilmesi esası getiriliyordu. Diğer taraftan kapıkulu
ocakları arası
nda
yapılan ıslahatlar yeniçeri ve sipahilerin
haşlarına gitmedi. Bazı
devlet
adamlarının tahriki ile başlayan
ayaklanma sonunda Sultan Mustafa Han 22
Ağustos
1703'te tahttan indirildi.
Saraya geldiğinde kapıda kendisini feryat
ederek karşı
layan Valide
Sultan'ın elini öptükten sonra;
"Kul beni
tahttan indirmişler, yerine karındaşım Sultan (III.)
Ahmet'i padişah
eylemiş
ler; Allah mübarek eyleye, evlatlarım
kendisine Allah emaneti
olsun."
sözleriyle kendisine ayrılan
özel daireye
çekildi. Mustafa
Han, hizmetleri ortada iken karşı
laştığı bu
durumdan dolayı çok
müteessir oldu. İstiska
hastalığından da muzdarip bulunan Sultan, nihayet 20
Aralık 1703'te
vefat
etti. Yeni Cami'deki türbede babasının
ayak ucunu
defnedildi.
Dokuz seneye yakın Osmanlı
sultanlığı yapan II.
Mustafa Han, muktedir, gayretli, vatanperver,
çalış
kan ve değerli bir
padişahtı. Ordularının başında
sefere giden son Osmanlı
sultanıdır.
Alimlere ve hocasına karşı
hürmeti çok fazla idi.
Edebiyata
merakı olup Meftunî
ve İkbalî mahlasıyla şiirler
yazmış
tır.