Anasayfa   Firmamız Hakkında   Banka Hesapları   Kredi Kartı Güvenliği   Servis Sözleşmesi   İletişim
Püf Noktası
Sitede Ara
Language
İstatistik
Genel
Çoğul753151
Tekil105138
Tarih2008-10-03
Kullanıcı
Toplam Kullanıcı19
Son kullanıcıHakan064
GünHitler
2012-05-19
130913091309
2012-05-18
214621462146
2012-05-17
135013501350
2012-05-16
722722722
2012-05-15
904904904
2012-05-14
118611861186
2012-05-13
151515151515
Dost Siteler
Çiçek Menü
Bilgi Hazinesi
Anket
Hangi Çiçeği Seversiniz
Gül
Şebboy
Orkide
Papatya
Karanfil
Süleyman Çelebi
Tarih 00/00/0000 00:00 Yazar isparta Hitler 66
Print Pdf RSS
Süleyman Çelebi

Meşhur Türkçe "Mevlid" kasîdesinin yazar? ?. Bursa'da doğdu. Kaynaklarda Süleymân Çelebi'nin doğum târihine dâir bir kayda tesâdüf edilmedi. Ancak, Süleymân Çelebi'nin Mevlid'i 60 yaşında yazdığı ve eserin 1409 (H.812) senesinde bittiği, en eski olarak bilinen nüshasında mevcut bir beyte istinâd etmektedir.1422 (H.825) senesinde vefât ettiği bilindiğine göre, onun 1351 (H.752) senesinde doğduğu neticesi çı kmaktad? ?r. Sultan Birinci Murâd Hanın vezîrlerinden AhmedPa? ?anın oğlu, Şeyh Mahmûd Efendinin torunudur. Mahmûd Bey, 1338 (H.738) senesindeSadrâzam Süleymân Paşa ile Rumeli'ye sal ile geçenlerdendir. Süleymân Çelebi, Bursa'da asrının ileri gelen âlimlerinden ilim tahsîl etti. Büyük bir âlim olarak, Sultan Yıldı rım Bâyezîd zamânında Dîvân- ı hümâyûn imâmı, sonra da Bursa'da onun inşâ ve ihyâ ettiği câminin imâmı oldu. Resûlullah efendimize olan muhabbeti, Vesîlet-ün- Necât isimli mevlid kasîdesini yazmasına vesîle oldu. Eserini yazmasının sebebi olarak gösterilen hâdise hakkında; Künh-ül-Ahbâr, Güldeste, Tezkire-i Latîfî ve başka kaynaklarda geniş bilgi vardır. Süleymân Çelebi'nin vefâtı için düşürülen târih, "Râhat-ı ervâh"tır. Mezarı, Bursa'da Çekirge yolu üzerindedir.İyi bir tahsîl gören Süleymân Çelebi,Bursa'daki Ulu Câminin baş imâmlığına getirildi. Bu câmideki imâmlığı sırasında, birgünİranlı bir vâiz, vâz ve nasîhat ederken, Bekara sûresinin iki yüz seksen beşinci âyet-i kerîmesinin; "Biz Allahü teâlânın peygamberlerinden hiç birinin arasını ayırd etmeyiz (hepsine inanırız). Duyduk ve itâat ettik." meâl-i şerîfini tefsîr ederken de; "Hazret-i Muhammed ile hazret-i Îsâ arasında hiçbir farklılık, üstünlük yoktur." diye, kendi kafasına, bozuk inanışına göre tefsîr etti. Cemâat arasında bulunan bir kimse dayanamayıp, ayağa kalktı ve; "Ey câhil! Kendi kafana göre nasıl tefsîr edebilirsin? Sen bu ilimde çok gerilerdesin. Hiç peygamberler (aleyhimüsselâm) arasında üstünlük farkı olmaz olur mu? Elbette peygamberimiz Muhammed (aleyhisselâm), bütün peygamberlerden daha üstündür. Burada fark yoktur demek, nübüvvet ve risâlet yönünden fark yoktur demektir. Üstünlükler, mertebeler yönünden değildir. Burada; "Birinin peygamberliğini kabûl edip, diğerini kabûl etmiyerek aralarında bir ayrılık gütmeyiz. Herbirini kendi derecelerine göre peygamber olarak kabûl ederiz" buyurulmaktadır. Bundan, derece ve fazîletleri aynıdır anlamı çıkmaz. Bunun isbâtı ise, yine Bekara sûresinin iki yüz elli üçüncü âyet-i kerîmesidir. Burada meâlen; "Bu (sûrede sözü geçen) peygamberlerin bir kısmını, kendilerine verilen özelliklerle diğerlerinden üstün kıld? ?k." buyurulmaktadır. Görüldüğü gibi, bu iki âyet-i kerîme, bizim âlimlerimizin tefsîr ettiği gibi birbirlerini doğrulamaktadır. Hâlbuki, senin bozuk düş üncene göre birbirlerini tekzib etmektedir ki, hâş â bu olamaz!" gibi pekçok sözler söyledi, pekçok delîller getirdi. Neticede İranlı vâiz, yanlış düşündüğ ünü kabûl etti. Bütün bunlara ş âhid olan Ulu Câmi baş imâmı Süleymân Çelebi, bu hâdiseden dolayı çok duygulanmış ve meşhûr Mevlid-i Şerîfini yazmıştır. Mevlid-i Şerîf'inde, hep Ehl-i sünnet îtikâdını anlatmıştır. Bu bozuk îtikâdlı vâizin sözüne cevap olarak:"Ölmeyüb Îsâ göğe bulduğu yol,Ümmetinden olmak için idi ol."beytini söyledikten sonra, Resûlullah efendimizin fazîletlerini ş öyle îzâh etmiştir:"Dahî hem Mûsâ elindeki asâ,Oldu O'nun izzetine ejderhâ.Çok temennî kıldılar Hak'dan bunlar,Kim Muhammed ümmetinden olalar.Gerçi kim bunlar dahî mürsel durur.Lâkin Ahmed efdâl- ü-ekmel durur.Zîrâ efdalliğe ol elyak durur,Ânı öyle bilmeyen ahmak durur."Süleymân Çelebi, Mevlid'inde; Allahü teâlânın mutlak irâdesini, yoktan var ettiğini ve Muhammed aleyhisselâmın hiçbir mahlûkda bulunmayan üstün, yüksek ve emsâlsiz vasıflarını anlatır. Her kelimesinde, gönlü Resûlullah aşkı ile yanan bir müminin engin aşk ve muhabbet kokuları vardır. Hazret-i Muhammed'in diğer peygamberlere olan bütün üstünlükleri, en güzel kelimeler ve en vecîz ifâdelerle anlatılmış tı r.Mevlid; münâcaat (Allahü teâlâya yalvarma), velâdet (Peygamberimizin doğumu), risâlet (Peygamberliğin bildirilişi), mîrâc (Göklere çıkışı, Cennet'i ve Cehennem'i görmesi), r? ?hlet (Peygamberimizin vefâtı) ve duâ bölümlerinden ibârettir.Söze Allahü teâlânın ism-i ş erîfi ile başlayan Süleymân Çelebi, Âdem aleyhisselâmdan Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma kadar bütün dedeleri olan Peygamberlerin alı nlarında nûr parladığını ve bu nûrun Muhammed aleyhisselâma intikâl ettiğini anlatır. Peygamber efendimizin doğuş una geniş bir yer ayırarak, O doğarken annesinin neler duyup, neler gördüğ ünü, bu ânda bütün varlıkların engin bir neşe içinde kaldıkları nı, bütün zerrelerin O'nu büyük neşe içinde karşılad? ?ğını söyler. Mevlid'de bundan sonra, Muhammed aleyhisselâma peygamberliğinin nasıl bildirildiğini ve mi'râc hâdisesinin nasıl olduğunu anlatır. Derin üzüntü içinde yazdığı rıhlet ve daha sonra duâ ile Mevlid'ini bitirir. Peygamber efendimizin her varlığın yaratıl? ?şı sebebi, bütün yaratılmışların en şereflisi ve O'nu bütün peygamberlere üstün kı lanAllahü teâlâya şükürler etmektedir.Eserde çok olgun fikirler ve kompozisyon bütünlüğü vardır. Mevlid, mesnevî ş eklinden ziyâde, kasîde şeklinde tertiblenmiştir. Bâzı yerlere gazel parçaları da ilâve edilmiştir. Arûz vezni ile yazılmış, (fâilâtün, fâilâtün, fâilün) kalıbı kullanı lmı ştır. Yalnız bir yerde (Mef'ûlü, fâilâtü, mefâîlü, fâilün) kalıbına yer verilmiştir.Kâfiyeler güzel ve sağlamdır. Süleymân Çelebi, Mevlid'in mı sralarının mükemmel olması için çok titizlik göstermiş, bu sebeple Mevlid, üstün sanat sâhibi dîvan şâirlerince dahî sevilip beğenilmiştir.Mevlid'de hem olayların, hem de düş üncelerin anlatıldığı yerlerde, en kısa, en uygun ve mümkün olan en sâde anlatım şekli kullanılmış tır. Mevlid'de, hemen her türlü söz ve ifâde sanatına rastlanır. En çok cinâs, teş bîh ve tekrîr gibi sanatlara önem verilmiştir. Bölümlerin ve kitabın bütünlüğ üne titizlik gösterildiği kadar, her mısra'ın ayrı ayrı güzelliği de gözden kaçmamaktadır. Mevlid, lirizm (içlilik) ve öğreticiliği (didaktizmi) iyice kaynaştırmış bir ş iir kitabıdır. Kuruluktan uzak olduğu gibi, sırf coşkunluktan da ibâret değildir. Görünüşte kolay, fakat denendiğinde benzerinin yazı lmasının çok zor olduğu görülür.

MUHAMMED ALEYHİSSELÂMI SEVMEK

Süleymân Çelebi hazretleri, Mevlid'ine Arabî olarak bir önsöz yazarak, ş öyle buyurmaktadır: "Rahmân ve Rahîm olan Allahü teâlânın ismiyle başlarım. Muhammed aleyhisselâmı bütün yaratılmışların sebebi, en ş ereflisi ve en azîzi yapan, makâm-ı Mahmûd ile ş efâat hakkını vererek O'nu bütün Peygamberlerden üstün kılan, ismini O'nun ismiyle yanyana yazarak, hasedci ş eytanın burnunu sürtüp, O'nun ş ânını yücelten Allahü teâlâya hamd-ü- senâlar olsun. Muhammed aleyhisselâm, Allahü teâlânın indinde çok makbûldür. Allahü teâlânın melekleri O'nun yardımcıları dır. Ağaçlar, toprak ve taşlar, O'nunla konuştular. O'nu sevenler dünyâda ve âhirette sevilip kurtulurlar. O'na düşman olanlar kovulup, Cehennem'e atılırlar. Bizi Muhammed aleyhisselâmın ümmeti yapmakla şereflendiren Allahü teâlâya hamd ederim. Şerîki ve benzeri olmayan, mekândan münezzeh bulunan Allahü teâlânın bir olduğ una şehâdet ederim. O, herkesin kendisine muhtâc olduğu, ibâdet ettiği ve yöneldiği Allahü teâlâdır. O, şânı yüce, kullarını merhametle bağışlayandır. Güzel ahlâk ve cömertlik gibi pekçok meziyetleri ortaya çıkaran, vâdedilen kıyâmet gününde, her tarafta ş efâati kabûl edilir bir şefâatçi olan Muhammed aleyhisselâmın, Allahü teâlanın kulu, resûlü ve habîbi olduğuna şehâdet ederim. Allahü teâlâ, O'na seçilmişlerin en üstünleri olan temiz âline ve Eshâb-ı kirâmına sonsuz rahmet etsin."

Kaynaklar
1) Sefînet-ül-Evliyâ; c.5, s.1442) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.13, s.513) Vefeyât -ı Baldırzâde4) Güldeste-i Riyâz-ı İrfân5) Tâm İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; (50. Baskı) s.1145

xxxxxxxx
English Biography

SULEYMAN CELEBI

Ottoman Sultan Yildirim Beyazid completed construction of Ulu Mosque, in the capital city Bursa with 20 domes in 1399 and appointed Suleyman Celebi as its imam.
Who was that long youth? How could a sultan like Yildirim Beyazit, who was mature and knowledgeable, could prefer him among so many imams? People asking this question was many in those days, but time revealed answers automatically.

Suleyman Celebi, the imam of Ulu mosque, gave a masterpiece read and listened to with pleasure for about six hundred years to Turkish literature, just as Yildirim Beyazit constructed that 20- dome Ulu mosqe. The name of this masterpiece was Vesîletü'n-Necât, that is, Mevlid. It depicted the deep respect and love for prophet in a vast excitement and clear Turkish. Although we do not have the original and complete text of Mevlid, we understand from the old texts we have that it is about 750 couplets in total.
Mevlid, as known, starts with the couplets:
Allah adın zikredelim evvelâ
Vâcib olur cümle işde her kula
Allah adın her kim ol evvel ana
Her işi âsân ede Allah ana.
and continues in the form of Mesnevi of our Divan literature within (Failatün Failatün) meter. The couplet in the last chapter of the work:
Hem sekiz yüz on ikide târihî
Bursa'da oldu tamam bu ey ahi
reveals that Mevlid was completed in Bursa in 1410.
Although Mevlit has excited all hearts for centuries and has been read by all Muslim Turks in every occasion such as birthdays of the Prophet, in festivals, religious festivals, death anniversaries, we know only a little and have inadequate knowledge about its pet Suleyman Celebi. So much that the masterpiece overshadowed its creator and made us forget its writer.
According to the information we obtain from the sources, Suleyman Celebi was born in Bursa near 1350 during the reign of Orhan Ghazi. It is said that he is originated from Sheik Edebali, the father-in- law of Sultan Osman. It is known that he received systematic education and was thought by skillful scholars, in particular, by Emir Sultan Buhari.
That he drew attention of Yildirim Beyazit with his knowledge and manners is understood from his being immediately appointed as imam to Ulu mosque. "Çelebi" title is granted to him because of his being scholar, effendi, humble, and mature. Some say that Suleyman Celebi was a Mevlevi, and so he was granted the title of Suleyman Dede.
Although we do not know his exact year of death, some investigators stress 1422 and accept this date as his date of death. His grave is next to Old hot spring on Çekirge road in Bursa. The grave was reconstructed as a monument in recent years. There are many rumors about the reasons of writing Mevlid. One rumor has it that a preacher in Bursa, told that Prophet Mohammed was no different from other prophets, and Suleyman Celebi, being grieved, wrote Mevlid to show that Mohammed was the last and superior prophet.
According to another rumor, Suleyman Celebi was sorry to see that various religious people told about Prophet Mohammed in different styles and ways and decided to write a book in verse which everyone can easily understand and cannot change, and succeeded. Although hundreds of similar poems were written, none of them could reach the reputation Mevlid gained, and Mevlid persisted as the eternal religious masterpiece of Turkish literature. The language of Mevlid is 15th century Anatolian Turkish. The language is plain, simple and sincere. Therefore, Mevlid remained as Turkish common property and loved for centuries. Although some contributions and annexes to Mevlid was made in time, those brought only little to the book, and did not harm its integrity.
Mevlid was translated into many languages, and English in particular, and was published in many places of the world. Although there are many handwritten Mevlid texts in the libraries in our country, the oldest or one of the oldest of all is the Mevlid copy dated 1510 in Istanbul Saint Sofia Library. The copy of Mevlid written in Suleyman Celebi's handwriting or when he was alive could not be found yet.

RankRankRankRankRank
Ziyaretçilerimiz

Online Kişiler
7

Online Kullanıcılar
0

Online Ziyaretçiler
7
01:  Unknown 180.76.x.x
02:  United 


states 38.107.x.x
03:  United 


states 38.107.x.x
04:  United 


states 38.107.x.x
05:  United 


states 38.107.x.x
06:  United 


states 38.107.x.x
07:  Unknown 180.76.x.x

» Çoğul
753151
» Tekil
105138
Site Menü
Haberler
Popüler Dosyalar
RSS Kaynağı
Son Hazırlananlar
Tüm ürünlerimize KDV %18 dahildir. Resimler örnek teşkil edip aynı şekilde hazırlanmaktadır.
Web sitemizdeki içerikler telif hakkı içermez. Alıntılar alıntı ibaresiyle belirtilmiş olup.Hukuk haklarımız saklıdır.
Web sitemizde TCK ve ticaret kanunlarına aykırı içerik barındırılmamakta ve denetimleri düzenli yapılmaktadır.