Anasayfa   Firmamız Hakkında   Banka Hesapları   Kredi Kartı Güvenliği   Servis Sözleşmesi   İletişim
Püf Noktası
Sitede Ara
Language
İstatistik
Genel
Çoğul753231
Tekil105140
Tarih2008-10-03
Kullanıcı
Toplam Kullanıcı19
Son kullanıcıHakan064
GünHitler
2012-05-19
138913891389
2012-05-18
214621462146
2012-05-17
135013501350
2012-05-16
722722722
2012-05-15
904904904
2012-05-14
118611861186
2012-05-13
151515151515
Dost Siteler
Çiçek Menü
Bilgi Hazinesi
Anket
Hangi Çiçeği Seversiniz
Gül
Şebboy
Orkide
Papatya
Karanfil
Selim ÇOLAKLI
Tarih 00/00/0000 00:00 Yazar isparta Hitler 64
Print Pdf RSS
Yazarın yayına hazır ve üzerinde çalıştığı 15 eseri daha mevcuttur.
1. Politik Molitik Hicivler,
2. Mevtayı Nasıl bilirdiniz? (Siyasi hicivler),
3. Futbol Dini (Futbolun zararları),
4. Gülen’in Ağ lattığı Müslümanlar 5. Kitabın Bitmeyen Türküsü 6. İhanet Bilmeyen Kitap Yüzleri 7. Yakın Tarihimizden Unutulmaz Dosyalar
8. Risale-i Nurda Temel Kavramlar
9. Medrese-i Yusufiye Mektupları
10. Şiire Benzer Şeyler (Şiir)
11. Bunlar Bizim Dertlerimiz (Makaleler)
12. Üsküp Günlüğü
13. Daru’l-Acaip bir Ülke’de yaşananlar (Unutulmaz Dosyalar)
14. Aforoz edilen şakirt
15. Size Muhammed(sav) yetmiyor mu?



SELİM ÇORAKLI
(Gazeteci- Yazar)

1960 Bayburt doğumlu
Evli (1993), dört çocuk babası
Cezaevi (1979 -1981) (Siyasi sebeplerle 2 yıl)
Siyasi sebeplerle tahsilini tamamlayamadı.
Askerlik (1981-1983)
Müteahhit Firmada Mali İşler Sorumlusu (1984-1986)
Cezaevi (1986-1987) (Düş ünce suçu, İzmir DGM, 163. Maddeye muhalefet)
Üniversite Yurt Sorumlusu (özel) (1987-1988)
Zaman Gazetesi Sorumluluğu- Muhabirlik (1988-1992) (Bornova)
Özel Vakıfta Öğrenci Temsilciliği (1988-1992)
Sızıntı Dergisi Yazı Heyeti (1989-1992)
Zaman Gazetesi Araştırma Sayfa Sorumlusu, Redaktörlük ve yazarlık (1992- 1993)
Zaman Gazetesi Aile ekinde köşe yazarı “Çeşitleme” (1992-93, 58 sayı)
Zaman Gazetesi Makedonya Temsilciliği (1993-1995, 25 ay)
Zaman Gazetesi Makedonya baskısını çıkarma (1994)
Zaman Gazetesi Dış Haberde Köşe Yazıları - Muhabirlik (Diyar-ı Üsküpten, 1993-1995)
Araştı rmacı-Yazar (1988- 1999) (Fikri, İçtimaî, Siyasi ve Kültürel konular)
Zaman Gazetesi Araştırma sayfa sorumluluğu ve yazarlık (1996-1997)
Birleşik Yayıncılık Yay? ?n Müdürü (1998)
Zaman Gazetesinde Köşe Yazarlığı (Kitâb-i Kritik / Oku-Yorum /Arz-ı Hal) (1997 -1999)
Cuma Dergisi yayın yönetmenliği ve yazarlığı (1999 Temmuz- 2004 Temmuz)
Kız kulesi gazetesi köşe yazarlığı
www. bayburt.net köşe yazarlığı
www.karadenizbirlik.com yazarlığı
İBB Kültür AŞ seyyarkitap yazarlığı…

DIŞ GEZİLER
Gazeteci olarak (1993-1995 arası nda Makedonya, Arnavutluk, Kosova ve Bulgaristan)

ARAŞTIRMA-İNCELEME VE MAKALELERİ
Çeş itli fikri ve içtimai konularda 100'e yakın araştırma ve inceleme dosyası yanında 1000’den fazla makalesi Hergün, Yeni Devir, Selam, Zaman, Akit, Vakit ve Kızkulesi Gazeteleri ve Sızıntı, Yeni Ümit, İmza, Vahdet, Mektup, Damla, Kitap, Takva, İslam, Sağlık yolu, Cuma ve Moral Dünyası dergilerinde yayınlandı.

KULLANDIĞI MÜSTEAR İSİMLER
Cemal Doğan, Ayhan İnal Kurt, Cemal Haksöyler, Selim Yusufoğlu, Dr. Selman Yapar, Selim Bayburtlu, S.Çoraklı, Selman Yusufoğlu, Lütfullah Müftüoğ lu

YAYINLANAN KİTAPLARI

1. Sentezci Düşünce, Değişim, 1993,
2. Tahliller- Terkipler-Tenkitler, Değişim, 1993.
3. Parçadan Bütüne Yeni Oluşum, Değişim, 1993.
4. R.Nurdan İmani Tahliller, Değişim, 1993.
5. Sansürsüz Yazılar, Birleşik, 1997.
6. Edebiyata Müslüman’ca Bakmak, Birleşik, 1997.
7. Kitap Okuma Şuuru, Marifet, 1998.
8. Sistemli Düş ünceler, Marifet, 1998.
9. Bediüzzaman Modernist mi Postmodernist mi?, Bilge, 1999.
10. Tefekkür Damlaları (Kitap ve 15 VCD)
11. İstanbullu olmak
12. İstanbul’un tekleri
13. Aile içi iletişim
14. Zararlı alışkanlıklar
15. İstanbul’da ilçe ve semt isimlerinin kökeni(2 kitap)

x
SELİM ÇORAKLI
“Yazmak. Herhangi bir çıkar düş ünmeden yazmak. İçinden geçenleri, ruhunda hissede hissede, duya duya, doya doya yazmak.
Bazılarının nahoş emellerine, hoş gelmese de, 'uysa da uymasa da' kabilinden yazmak.
Yaşanan tecrübeleri başkalarının da yaşamaması, onca çileye katlanmaması için yazmak.
Başarılar? ?n, zevklerin, hazların, kolaylı kların paylaşılması için yazmak.
Görüş ve görünüş lere kapı lmadan, ortalığı kasıp kavuran cereyanların etkisinde kalmadan, yatay ve dikey engelleri göğüsleyerek yazmak.
Uykularını, zaman? ?nı, mesaisini, rahatını kısaca ömrüyle beraber bütün varlığını Hak ve hakikat uğruna feda ederek, sadece gerçeği, faydalıyı; cilalamaya gerek durmadan, süslü kalın kabuklardan arandırılmış bir şekilde yazmak.
Sadece ve sadece özü yazmak.”
“Bütün bu düşünceleri nazara alarak yazan biri var mı?” diye sorulsa, benim aklıma ilk gelenlerden biri, tanıdığım günden beri “Peygamberler müstesna herkesin fikirleri alınabilir de, reddedilebilir de, ilkesine gönülden inanan ve bunu her zeminde muhafaza edebilmesini başaran Selim Çoraklı ’dır denilebilir.
Selim Çoraklı çileli bir hayat geçiren nadir yazarlarımızdan biri. Siyasi sebeplerle iki defa cezaevine girmiş, bir defa da meş hur 163. maddenin ahtapot kollarına yakalanarak kendi ifadesiyle “Yusufiye Medresesi”ne dahil olmuş. Yani üç sefer yapmış “Medrese-i Yusufiye”ye…
Yusuf Medreseleri’nde geçirdiği üç y? ?lı çok iyi değerlendirmiş Çoraklı. Girmeden önce başlattığı ve yoğun olarak sürdürdüğü okuma serüveninin buralarda da hiç aralık vermeden devam ettirmiş. Bu serüvende, İmam Gazali’nin, İmam Rabbani’nin, İbn-i Kesir’in, Bediüzzaman’ın, Mevdudi’nin, Seyyit Kutub’un, Hasan El Benna’nın, Necip Fazıl’ın, Mehmet Akif’in, Cemil Meriç’in, Seyyid Ahmet Arvasi’nin, Nurettin Topçu’nun, Fethullah Gülen’in külliyatlarını bitirmiş. Kendisine sorulan bir soruya verdiği cevabında şimdiye kadar okuduğu kitapların sayısının dört bini geçtiği biliniyor.
Çoraklı, çevresinde daha çok “Cemal Hoca veya kendisi asla hoş lanmasa ve kabul etmese de Filozof Cemal” olarak tanınıyor. Çünkü O, en düşük mü’minin en yüksek filozoftan daha yüksekte gören bir anlayışa sahip. Bu sebeple birçok filozofu “değersiz adam, ömrünü boş fikirler peş inde geçiren sergerdanlar” olarak kabul ediyor. Bu sebepten mi bilinmez ama, yakın arkadaşı gazeteci yazar Nevzat Bayhan ona “Asrın Mütekebbiri” lakabını takmış. Çoraklı bunun sebebini şöyle açıklıyor: “Nevzat bey önceleri beni “Asrın mütefekkiri” olarak tanı tıyordu. Baktım mütefekkirlik para etmiyor. İnsanlar yaptığımız tevazuları gerçek zannediyorlar. Ben de mütekebbir olmaya karar verdim.”
Çoraklı, kendi ifadesiyle hayat anlayı ş? ?nı Bediüzzaman hazretlerinin şu sözleriyle özetliyor. “Hakkın hatırı yüksektir. Hiçbir hatıra feda edilmez. Hakkı söyleyeceğim. Bu hususta kimin hatırı kırılırsa kırılsı n.” Gerçekten de Çoraklı’nın hayatına baktığımızda bu anlayış ın tezahürünü geniş biçimde görüyoruz. Öyle ki, ister yer aldığı fikir hareketleri içerisinde, isterse de bu hareketler sebebiyle yargılandığı bütün mahkemelerde, sonucun ne olabileceğine bakmadan hep doğ ruları savunmuş; liderleri eleştirebilmiş, bu sebeple adeta dokuz köyden de kovulmuş. Ama o her seferinde doğruları savunma uğruna bu kovulmalardan asla bı kmamış.
Her doğruyu her yerde söyleyen bir fıtrata sahip Çoraklı. Her doğru her yerde söylenmez diyenlere karşı ise bir soruyla cevap veriyor Çorakl? ?: “Hangi doğru nerede söylenir. Bir listesini yapar mısınız? ” Tabii ki sübjektif bir değerlendirme olacak olan böyle bir soruya kimse cevap veremez. Zaten Çoraklı da her doğru her yerde söylenmez diyenlerin aslında hiçbir doğruyu hiçbir yerde söylenmeze döndürdüklerine inanıyor.
Çoraklı, Ülkücü hareket içerisinde gençliğin çeşitli kademelerinde görev yapmış ve iki defa cezaevine girmiş. Maruz kaldığı silahlı ve bombalı saldırıda iki kez yaralanmış. Yargılandığı Askeri mahkemelerde kendinden çok inandığı davasını savunmuş.
Daha sonraları (1986-1987) üçüncü kez 163. maddeye muhalefetten (Hani şu meşhur “Ülkeyi yı kıp yerine şeriat düzeni getirme” iddiası) DGM’lerle tanışmış ve yine Yusufiye Medresesi’ni boylamış. DGM’lerde yargılanı rken yaşadıkları ise gerçekten ilginç. Hâkim iki A 4 sayfası büyüklüğündeki bir yazı için 5 ile 8 yıl arası hapis isteyince, Çoraklı bunu az bulmuş ve hâkime şöyle demiş: “Hakim bey, bizim gibi ülkeyi yıkmak isteyenlere(!) bu ceza çok az. Bunu kız kaçıranlara ve at hı rsızlarına da veriyorsunuz. Bizi ibret-i alem için asın da, bir daha bu ülkeyi yıkmaya çalış mayalım.”
Çoraklı’nın bırakın ülkeyi yıkmaya çalışmasını, ömrü bu ülkeyi yıkmaya çalışanlarla mücadelede geçmiş. Ama kaderin cilvesine bakın ki, birileri onu mahkemelerde ülkeyi yıkmaya çalışmakla suçlamış. Neyse ki 7-8 yıl süren yargılanmalar sonucu Çoraklı’nın ülkeyi yı kmak gibi bir niyetinin olmadığı kararına varılmış ve Askeri Mahkemelerde süren davalardan beraat kararı çıkmış.
Ancak 1986 yılında yargılandığı 163. madde konusunda Askeri mahkemelerdeki gibi şanslı olamamış Çoraklı. İzmir DGM, iki sayfal? ?k bir yazı için tam 4 sene 7 ay ceza vermiş. 7,5 ay yatan Çoraklı, tahliye edilmiş, ama Yargıtay cezasını tasdik etmesi sebebiyle kaçak duruma düşmüş. Rahmetli Turgut Özal’ın 163. maddeyi kaldırmasına kadar tam dört y? ?l kaçak olarak gezen Çoraklı, bu dönemde yazı ları nda Cemal Doğan, Ayhan İnal Kurt, Cemal Haksöyler, Selim Yusufoğlu, Dr. Selman Yapar müstearlarını kullanmış.
Çoraklı yazı serüvenine gençlik yıllar? ?nda başlamış. İlk yazı sı 1977’de Hergün Gazetesi’nde çıkmı ş. O dönemlerde yayınlanan Ülkü Yolu dergisinde de birkaç yazı yazmış Çoraklı. 12 Eylül ihtilalinde cezaevinde olan Çoraklı, bu dönemde de bir yerde yayınlamasa da deneme türü yazılarına devam etmiş. Cezaevinden çıktıktan sonra (1981) yazdığı yazıları Yeni Devir gazetesine göndermiş ve burada da epey yazısı çıkmış. Daha sonraları İmza ve Vahdet dergilerinden birkaç araştırma yazısı ve makalesi yayınlanmış. (1985-1986 yılları) 1987 tarihinde üçüncü kez girdiği cezaevinden çı kınca; kaçak gezdiği dönemlerde Sızıntı ve Yeni Ümit dergilerinde Cemal Doğan imzasıyla, fikri, içtimai ve edebi alanlarda düzenli yazılar yazmaya başlamış. Bu arada basın hayatına hızlı bir şekilde giren Zaman gazetesinde de yazıları yayınlanmış ve fahri muhabirlik yapmış. 1992 yılında ise İstanbul’a gelerek fiili olarak Zaman gazetesinde gazeteciliğe başlamış. Zaman gazetesinde redaktörlük, sayfa sorumluluğu ve yazarlık yapan Çorakl? ?, 1993 yılında Yugoslavya’dan bağımsızlığını kazanan Makedonya’nın başşehri Üsküp’e giderek burada Zaman gazetesini çıkarmış.
Yerinde duramayan bir yapıya sahip olan Çoraklı, Makedonya’da da boş durmamı? ?. Oradaki Romların ve Türklerin teşkilatlanmalarına yardımcı olduğu ve “Fundamentalist” faaliyetler yaptığı gerekçesiyle Makedon hükümetinin gözüne batmış ve 1995 senesinde İçişleri Bakanlığı’nın aldığı bir kararla s? ?nır dışı edilmesine karar verilmiş. Böyle bir karara maruz kalan Çoraklı tekrar Türkiye’ye (1995 Haziran ayı) dönerek Zaman gazetesinde yazar kadrosuyla göreve devam etmiş.
Zaman gazetesinde Sayfa sorumluluğu, araştırmacı gazetecilik gibi görevlerde de bulunan Çoraklı, cemaat içi çekişmeler sebebiyle 1997 yılında bu görevleri bırakarak müstakil bir sayfada kitap kritikleri yapmaya başlamış. Bu görevi de iki buçuk yıl sürdüren Çoraklı, Zaman gazetesi ve Gülen cemaatindeki değişimleri inhiraf saydığından dolayı, hem çalıştığı gazete ile hem de cemaat ile ilişkisine son vermiş.
Zaman gazetesinden ayrılan Çoraklı, kısa bir süre Namık Kemal Zeybek’in çıkardığı Ayyıldız gazetesinin hazırlık çalışmalarında bulunmuş. 1999 yılının Temmuz ay? ?nda Cuma dergisinin yayın yönetmenliği görevini üstlenmiş. Beş yıl boyunca bir muhabir ile birlikte haftalık bir haber yorum dergisini çıkarmayı başaran Çoraklı, derginin kapak dosyalarını hazırlamanın yanı sıra değişik müstear isimlerle siyasi, fikri ve kültürel konularda yazılar yazmış. Dergide çalıştığı beş yıl boyunca Molla Hasım müstear ismiyle de siyasi hicivler yazmış. Bu hicivler sebebiyle hakkında birçok dava açılmış.
Çoraklı, Cuma dergisinde çalıştığı dönemlerde Akit ve Vakit gazetelerinde de muhtelif araştırma dosyaları ile kültürel alanlarda birçok yazı kaleme almış.
Çoraklı bu görevini de 2004 yıl? ?na kadar sürdürmüş ve derginin generallerin açtığ ı bir tazminat davası sebebiyle (Çetin Doğan, Hurşit Tolon ve Tuncer Kılınç isimli Orgenerallerin kafalarını sinek 2’li, 3’lü ve 4’lü iskambil kağıtlar? ?na basm? ?ş. Bu sebeple generallere sinek ve dolayısıyla da pislik dediği iddia edilerek dava açılmış) 50 milyar liraya mahkum edilmesi sebebiyle kapanmasının ardından noktalamış ve emekli olmuş.
1960 Bayburt doğumlu Selim Çoraklı, aslında birçok romana konu olabilecek hı zlı bir hayat yaşamış. Siyasi sebeplerden dolayı tahsilini lise ikide noktalamı ş. Tahsil ile kültür arasındaki farkı çok iyi fark eden Çoraklı, sürekli okuyarak kendini yetiştirmiş ve şu ana kadar yayınlanmış 10 kitap, bir 15 VCD’lik set ve yayına hazır 12 kitaba imza atmış.
Çoraklı’nın ilk kitabı olan “Sentezci Düşünce” 1991 yılında çıkmış. 1993 yılında Muhsin Yazıcıoğlu’nun MHP’den ayrılışının arka planını anlatan “Parçadan Bütüne Yeni Oluşum” ise ikinci kitabı... Bunları aynı yıl “Tahliller-Terkipler- Tenkitler” ile “Risale-i Nurdan Tahliller” kitapları takip etmiş. 1997 yılında iki kitaba daha imza atmış Çoraklı. Zaman gazetesinin sansürlediği yazıları sansürsüz olarak “Sansürsüz Yazılar” ismiyle, o döneme kadar kaleme aldığı edebi yazı larını ise “Edebiyata Müslümanca Bakmak” ismiyle Birleşik Yayıncılık’ta yayınlamış. 1998 yılında da Marifet yayınları arasında “Sistemli Düş ünceler” ile “Kitap Okuma Şuuru” çıkmış. Daha önceleri konferans olarak verilen “Bediüzzaman Modernist mi Post Modernist mi?” kitabı ise 1999 yılında Bilge yayınları arasında okuyucusuyla buluşmuş.
Cuma dergisinin yayın yönetmenliğini yaptığı dönemde kitap çalışmaları devam eden Çorakl? ?, buna rağmen zikredilen dönemde hiç kitap yayınlamamış. Derginin kapanmasının ardından “Risale-i Nurdan Tefekkür Damlaları ” adıyla 15 adet VCD metni hazırlamış. Digital yapım tarafından yayınlanan VCD setinin aynı isimli kitabı ise Ahsen yayınları arasında piyasaya çıkmış. Peygamber Efendimizin hayatını anlatan 10 VCD’lik bir set ise şu anda yayına hazırlanıyormuş.
Büyükşehir belediyesi Kültür AŞ’nin başlattığı “Seyyarkitap” projesinin editörlüğünü de yapan Çoraklı ? ?u ana kadar yayınlanan 9 kitabın altısına imzasını atmış. “İstanbullu olmak”, “İstanbul’un Tekleri”, Aile içi İletişim”, “Zararlı al? ?ş kanlıklar”, “İstanbul’da ilçe ve semt isimleri (2 kitap)” isimlerini taşıyan kitaplar 15. bin adet basılarak İstanbullulara bedava dağıtılmış.
Şu sıralar kendi hayatı nın romanını yazmaya çalışan Çoraklı ’nın yayınlanmak için yayınevi arayan hazır kitapları nın isimleri ise şöyle:
4. Politik Molitik Hicivler,
5. Mevtayı Nasıl bilirdiniz? (Siyasi hicivler),
6. Futbol Dini (Futbolun zararları),
4. Gülen’in Ağlattığı Müslümanlar 5. Kitabın Bitmeyen Türküsü 6. İhanet Bilmeyen Kitap Yüzleri 7. Yakın Tarihimizden Unutulmaz Dosyalar
8. Risale-i Nurda Temel Kavramlar
9. Medrese-i Yusufiye Mektupları
10. Şiire Benzer Şeyler (Şiir)
11. Bunlar Bizim Dertlerimiz (Makaleler)
12. Üsküp Günlüğü
13. Daru’l-Acaip bir Ülke’de yaşananlar (Unutulmaz Dosyalar)
14. Aforoz edilen şakirt
15. Size Muhammed(sav) yetmiyor mu?
Okumayı “boş zamanları geçirme aracı olarak değil”, bir hayat anlayışı ve bu hayatın yakıtı olarak gören Çoraklı, kendi nefsini kurtaramayanların, insanlığı kurtarma gibi bir göreve soyunmaları halinde ruhi bir iflasa sürüklendiklerini belirtiyor ve bu insanlığın önce zikredilen kurtarıcılardan kurtarılması gerektiğine inanıyor. Bu sebeple kendisine tevcih edilen “şu anda ne yapıyorsun?” sorusuna hep “Nefsimi Allah’tan(cc) satın almaya çalışı yorum” cevabını veriyor.
Şairlik yönü de olan Çoraklı, ne hikmetse bu yönünü şimdiye kadar hep gizlemiş. Bunu “piyasada çok önemli şairler var. Onların olduğu yerde bizim karaladıklarımızdan şiir diye bahsetmek ayıp olur” ş eklinde açıklayan Çoraklı’nın şiirlerine bakt? ?ğımızda kendisine haksızlık ettiği ortaya çıkı yor.
***********
Koğuş kapısı Bir gıcırtı ki, Sand? ?m ruhumda debelenen İblisi suallerin gelmesidir diye Gelip de güzellikleri gölgeleyen Bir gıcırtı ki Beynimin her köşesinde Taht kuran Ve rüşeym gibi Başını uzatmış fikirlerimi Gelip de körpecikken Hunharca boğan Bir gıcırtı ki, Dünyamın küçücük tepesinde durup Sanki yokun çanını çalan Zangoç Gelip de şeytanca durmadan Karanlık bilmeceler arayan Bir gıcırtı ki, Top mermisiymiş çesine gelen Sandım koparılıyor yerinden beynim Nafile üzülmüş üm Değilmiş ne top mermisi Ne de Yokluğun çanını çalan zangoç Bizim koğuş kapısıymış Meğerse Bir gı cırtıyla Beynimin her köşesinde Taht kurup Benimle çocuklar gibi oynayan... Mayıs/1987/Buca Cezaevi /12.Koğuş
***
Üsküp’te vuslata ermek Üsküb'e gelmeden aylar öncesi Bir sabah uyurken rüyamda gördüm Bitiyor dediler hasret gecesi Karanlık düşleri güneşe serdim Üsküb'e varınca bir sabah erken Güllerle bülbülü sarmaşık gördüm Artarda ilhamla coşayım derken Gönlümde bulunmaz hazlara erdim Fatih köprüsünün çıktım üstüne Müslüman ruhunun gölgesi sinmiş Kulak verdim gelen ecdat sesine Dönerken ruhumun sancısı dinmiş Üsküp cami şehri minare şehri Çarşı ları dersen Osmanlı kokar Görünce incecik minareleri Oturup ağ larsın sabaha kadar Gezince Üsküb'ü bir baş tanbaşa Vurur gönüllere ecdat sevgisi Tutmazsan gözlerin boğulur yaşa Çağıltıdan gelir İslam’ın sesi Vardar akar nazlı nazlı içinde Sezersin maziden vuran ışığı Gökleri kuşatan o kalesinde Görürsün saklanan nice aşığı Ecdat sanat? ?yla coşmuş her zaman Asırlar ötesine bir ruh taşımış Maddeyi manayla yoğurduğu an Muhteşem eseri gören şaşırmış... Görünür her yerden Saat kulesi Susamış ruhlara bir mana sunar İslam’ın şaheser sanat şulesi Doğudan batıya Üsküb'ü sarar Üsküp manaların coştuğu mekân Surlar sırlar ile içice girmiş Gönüller maziye vurduğu zaman İnsan zanneder ki cennete girmiş. Diyar-ı Üsküp’te coşan ilhamı Kalemle mürekkep anlatamaz ki Duyulan hazların az bir tutamı Vuslat ateşini söndürür belki... Üsküp bize açar ayrı bir ufuk Yok, olur her yerden karanlık kat kat Akar kalbimize nur oluk oluk Kalsan da içinde bir iki saat Mayıs 1993 / ÜSKÜP
RankRankRankRankRank
Ziyaretçilerimiz

Online Kişiler
7

Online Kullanıcılar
0

Online Ziyaretçiler
7
01:  United 


states Google spider
02:  Unknown 180.76.x.x
03:  United 


states 38.107.x.x
04:  United 


states 38.107.x.x
05:  United 


states 38.107.x.x
06:  United 


states 38.107.x.x
07:  United 


states 38.107.x.x

» Çoğul
753231
» Tekil
105140
Site Menü
Haberler
Popüler Dosyalar
RSS Kaynağı
Son Hazırlananlar
Tüm ürünlerimize KDV %18 dahildir. Resimler örnek teşkil edip aynı şekilde hazırlanmaktadır.
Web sitemizdeki içerikler telif hakkı içermez. Alıntılar alıntı ibaresiyle belirtilmiş olup.Hukuk haklarımız saklıdır.
Web sitemizde TCK ve ticaret kanunlarına aykırı içerik barındırılmamakta ve denetimleri düzenli yapılmaktadır.