Hacilar Ve
Acilar Hac, dünya Müslümanlarının senelik
kongresidir.
Eğer bu manada hac yapılabilse, birdenbire nüfusu
milyarlarla
ölçülen bir İslam milleti ortaya
çıkar. Zaten
İlahi hükümle
yeryüzünde iki millet yok mu?
İnananlar ve
inanmayanlar... İnanmayanlar,
Müslümanların
karşısında tek millet olup
Müslümanlara imanlarından
dolayı
zulüm yaptı
klarına göre inananlar da hayat
hakkına sahip
olabilmek için
tek millet haline gelebilmelidir. İşte,
bunun sırrı da hacda
yatıyor.
Her ırktan, her
renkten, her ülkeden gelen
Müslümanlar, sanki
Kâbe'nin etrafında tek
vücut olmuş, hepsi bir
ananın evladı gibi, hepsi kardeş, hepsi bir
bütün gibi
yekpare...
Manevi bir ses,
afâkı dolduruyor:
"Rabbiniz bir, kitabınız bir, Peygamberiniz
bir,
kıbleniz bir; ey
Müslümanlar, siz de bir ve beraber olun!
Birbirinize kar?
?ı
çıkmayın, birbirinizi destekleyin. Tâ ki,
düş
manlarınız sizden korkup malınıza, canınıza,
vatanın?
?za zarar
vermesin."
Bedir
muharebesinin sebebi,
ekonomiktir.
Düşman kervanı vurulacak,
düşman zayı
flayacak.
Hac zamanı
görüyorum ki,
Mekke ve
Medine'ye ecnebi malları
getiriliyor, Müslümanlar
onları alı
yor. Bana göre, bir
bakıma Müslümanlar
kendilerine atı
lacak kurşunun
bedelini, önceden
ödüyor.
Hacdayken, dedim ki:
"Neden bunları
gayrimüslimlerden alıyorsunuz?
Türkiye'de bunlar bol bol
imal
ediliyor." Adam dedi ki:
"Mesela şu pakette yüz
tane yazma
var.
Türkiye'den alsaydım, noksan
çıkardı.
Avrupa'dan gelenlerde böyle şeyler
olmuyor. Eğer eksik yahut defolu
çıkma ihtimali varsa, paketin
üzerine no name (defolu) yazı
yorlar."
Japonya'da yaşayan bir arkadaş
geldi, dedi ki:
"Ağabey, Japon halkının çoğu Allah'a
inanmıyor
fakat o kadar dürüstler ki, yalan diye bir şey
yok."
Dedim ki, "Kardeşim tabii ki dürüst
olacaklar.
Adam
Allah'a inanmıyor amma kendine inanıyor.
'Günah
iş
lersem cehenneme giderim'e inanmasa da 'hata
edersem
sürünürüm'e inanı
yor."
Ben hacdayken şu dikkatimi
çekmişti:
Müslümanların en
büyük noksanları,
ticaret ve
lisan bilmemek... Lisan bilen ticaretten
anlamıyor, ticaretten anlayan lisan
bilmiyor. Bu milleti
uyandırmak zor...
Müslümanlar Mekke ve
Medine'ye
sevap
kazanmak için gidiyorlar,
Müslümanların derdi ne,
dermanı ne; bunları arayan pek yok.
Hâlbuki hep
söylüyorum, bu zamanın en
büyük
savaşı,
ekonomiktir. İslam milletinin teş
ekkülü, ekonomik
imkânlarla olur. İslamiyet
tüccarlarla yayılmıştır. Fakir
fukaranın, kendine hayrı olmayanın,
İslam'a hizmette yapacak pek
fazla bir
şeyi yoktur.
Ey
kefen giymiş hacılar,
yurtlarınıza
dönünce ufak menfaatler
için dininizi
satmayın. Dininizi
zevklerinize kurban etmeyin.
Kötü gazeteleri
Müslüman paralarıyla beslemeyin.
Sırtınızdaki ihram
denilen
kefenin manasını iyi anlayın. Burada şeytan taş
layıp,
memleketine
dönünce üç kuruşluk
menfaat için
şeytanın elini sıkmayın. |